Tüp Bebek Hakkında

TÜP BEBEK TEDAVİSİ NEDİR ?


Çocuk sahibi olamayan çiftlerde en ileri tedavi yöntemidir.

Kadının yumurtaları ultrason eşliğinde anestezi altındayken toplanır ve  eşinin spermleri ile laboratuvarda mikroskop yardımıyla döllenir. Döllenen yumurtalardan içinde uygun olanlardan bir tanesi 2 ila 6.gün arasında bir gün  veya sonraki aylardan birinde  rahim içine yerleştirilir


TEK TEDAVİ SEÇENEĞİ TÜP BEBEK MİDİR?


Başka seçenek kalmadığında veya başarı şansı en yüksek olan tedavi seçilmek istendiğinde Tüp Bebek uygulanır.

Aksi takdirde pek çok seçenekte tek başına tedavide uygulanabilir .



BAŞVURUDAN SONRA UYGULAMAYA GEÇİŞ SÜRESİ NE KADARDIR?


Bu süre yapılması gereken tetkiklere göre değişebilir. Genetik test gerekmiyorsa ilk adet ile başlanabilir. Rutin testlerin sonuçları( hormon , seroloji )  genellikle iki üç gün içinde  çıkmaktadır. Rahim filmi çekilmesi için adet kanaması bittikten sonraki üç beş günlük dönem seçilir.Film çekildikten sonra tüp bebek veya diğer üremeye yardımcı uygulamalara çekimden bir sonraki ay başlanır. Bazen rahim içindeki bir patolojinin düzeltilmesi yumurta toplamaktan önce yapılması  öngörülebilir. Bu durumda yine adetten sonraki ilk günler tercih edilir. Yapılan operasyonun türüne göre bir sonraki ay veya 2-3 ay sonraya başlangıç randevusu verilebilir.


TEDAVİ NE KADAR SÜRER?


Tedavi de yumurtalıkların uyarılıp yumurta toplanması ortalama iki hafta sürer.

Eğer aynı uygulama içinde transfer yapılmasında bir engel, sakınca yoksa yumurta toplandıktan 2 ila 6 gün arasında döllenmiş yumurta ( embriyo ) rahim içine transfer edilir

Yani toplamda 15 ila 20 gün arası bir süre gerekmektedir.

Tüm yumurtaların döllendikten sonra dondurulması halinde en erken bir ay sonra transfer yapılabilir .


TÜP BEBEK TEDAVİSİ İÇİN YAŞ SINIRI VAR MIDIR?


Kesin bir yaş sınır olmamakla birlikte 43 ila 45 yaş civarı pek çok merkez tarafından sınır kabul edilir, ancak bazı durumlarda çok nadiren   istisnai olarak bu sınır 3 - 4 yaş ileri gidebilir . Tabii bazende erken menopoz yani genç yaşta yumurtalık yetmezliği gelişmesine bağlı olarak 20 li yaşlarda bile uygulama yapılamayabilir.


KADIN YAŞI BAŞARIYI ETKİLER Mİ ?


İleri yaşlarda başarı azalmaktadır. Bu hem yumurta sayısına ve kalitesine hem de rahim içinin embriyo yu kabul etme kabiliyetinin azalmasına bağlıdır. Ayrıca erkeğinde yaş ilerledikçe spermlerindeki düzgün dölleme yeteneği azalmakta genetik soruna sebep olabilme ihtimali artmaktadır. Bu testislerdeki sperm üretiminin azalması, hareketlerin düşmesi , yumurta kabuğunu geçebilme yeteneğinin zayıflaması , sperm kromozomlarında kırılmaların artması gibi pek çok etkene bağlı olmaktadır.

TÜP BEBEK UYGULAMALARI KAÇ KEZ TEKRARLANABİLİR


Kesin bir sınır yoktur, gebe kalabilen vakaların çoğunluğu ilk iki üç uygulamada gebe kalmaktadır, ancak bazen 6 hatta 7 veya 8 inci uygulama sonunda ilk defa gebe kalan çiftler olabilmektedir. Bir uygulama sonunda gebe kalma oranı ortalama 50% dir , ilk uygulamada gebelik olmasa bile bazen uygulama aşamasında elde edilen yumurtalar çiftin sorunları  hakkında diğer  testler ile görülemeyen bazı durumların açığa çıkmasını sağlar ki doğru değerlendirilmesi halinde bir sonraki uygulama için bu durum çok kıymetli bir yön gösterici olabilir.


TÜP BEBEK UYGULAMASINDA KADININ TÜPLERİNİN AÇIK OLMASI GEREKİR Mİ?


Hayır gerekmez, aslında tarihte gebelik  olan ilk tüp bebek uygulaması rahim tüpleri tıkalı olan bir kadına yapılmıştır. Bazen tüplerin tıkalı olması  halinde bir veya ikisinin de içinde mayii birikebilmekte ve bu sıvıda rahim içine akarak gebeliğe ciddi engel teşkil edebilmektedir. Bu durumlarda tedavi önce cerrahidir. O tüpün rahimle ilişkisi cerrahi olarak kesilir , bunun için de laparoskopiyle karından girilerek tüpler  rahime yakın noktasından bağlanır . Dünyada çok yeni bir uygulama olarak  vaginal yolla rahime girilerek içerden tüpün rahime açılan kısmının  kapatıldığı az sayıda vaka vardır. Ülkemizde de bir ilk olarak kliniğimizde Prof Dr Ahmet Zeki Işık tarafından başarıyla bu işlem yapılmış ve bunu takiben yapılan tüp bebek uygulamasıyla da  gebelik elde edilmiştir.


TÜP BEBEK UYGULAMALARINDA DÜŞÜK RİSKİ DAHA FAZLA MIDIR?


Hayır kesinlikle değildir. Kendiliğinden olan gebeliklerdeki düşüklerin neredeyse yarıdan fazlası

çok erken dönemde gecikmiş adet kanaması zannedilerek sonlanmaktadır. Oysa tüp bebekte yakın takiple tüm gebelikler başladığı anda bilindiğinden tüm düşükler de mutlaka  tespit edilmekte bu nedenle de tabiatta kendiliğinden olan gebeliklere nazaran sanki  daha fazla düşük oluyor hissi olabilmektedir.


SİGARA ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI ENGELLER Mİ?


Engelleyebilir, gerek sperm sayı ve kalitesine gerek yumurta kalitesine olumsuz etkisi vardır. 

Ayrıca bebeklerin tutunacağı rahim iç duvarını da olumsuz etkilediği tutunma şansını duvarı incelterek azalttığı gösterilmiştir. Sigaranın üremeye olumsuz etkisi içilen miktar ve içilme süresi ile orantılı olarak katlanarak artmaktadır.


STRESS ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI ENGELLER Mİ?


Doğrudan bir etki gösterilememiştir. Özellikle transfer sonrası gebelik testine kadar geçen 10 -12 günlük sürede yaşanan yoğuın veya şok tarzı  stresin bebeğin tutunmasına olumsuz etki yapabildiği düşünülmektedir.


PGD /PGS ( PGT ) NEDİR ? KİMLERE UYGULANIR ?


Rahim içine bebeğin yerleştirilmesi öncesi genetik olarak incelenmesi işlemidir.

3. Gün veya artık daha çok 5. Gündeki embriyoların kabukları lazer ile açılıp içinden hücre / hücreler alınmakta ve genetik laboratuvarına tetkike gönderilmektedir. İleri yaş uygulamalarında bebekte genetik anormallik riski arttığı için önerilebilir. Önceden bilinen ve nesilden nesile geçebilen veya gebe kalmayı doğrudan engelleyen genetik rahatsızlıklar varsa ( akdeniz anemisi , kistik fibrozis ) uygulanır. Bebeğin tutunmasına engel olan veya tekrarlayan düşüklerle sonuçlanacak genetik rahatsızlıklarda da uygulanır.

Tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı olan bazı vakalarda mikroskop altında normal gözüken embriyolarda umulmadık sıklıkta  genetik dengesizlik her defasında tekrar ediyor olabilir, bu tür durumların tespiti de ancak eldeki mevcut tüm embriyoların genetiğine bakmakla mümkün olabilmektedir. Kısaca transfer etmeden önce genetik olarak ta sağlam mı diye embriyoya  bakmak her vaka da değil ama bazı vakalarda çok  yararlı olabilir. 



GEBELİK OLUŞMADAN ÖNCE GENETİK PROBLEMLERİ ÖNLEYECEK TEDBİRLER ALINABİLİR Mİ?

 Evet , alınabilir. Tüp bebek uygulaması ile laboratuvar ortamında elde edilen bebeklere ( embriyo) PGT yöntemiyle genetik inceleme yapılır, varsa genetik olarak sağlam olanlar içlerinden ayırd  edilip ana rahmine transfer edilir.


KROMOZOM ANALİZİ NORMAL OLAN ÇİFTLERİN EMBRİYOLARINDA GENETİK HASTALIK GÖRÜLEBİLİR Mİ ?

Maalesef evet, genetik taramanın ne kadar detaya indiği ile orantılıdır bu sonuç. Kromozom sayısına ve yapısına bakan testlerin çok daha detaylısı, mikro düzensiz yapılanmaya veya tek gen hastalıklarına bakanlarının özel tarama testlerinin yapılması için önceden çiftin böyle bir rahatsızlığı taşıdığının biliniyor olması gerekir veya şüphelenip araştırılmış olması gerekir .

Çok yakın tarihlere kadar yapılan genetik taramalarda belli başlı 3- 5 kromozoma bakılmakta daha nadir sorun çıkaranlar pas geçilmekteydi , hala da maliyet kaygısı ile böyle çalışan merkezler vardır ancak doğrusu tüm kromozomlara ayrım yapmaksızın bakılmasıdır.


KROMOZOM ANALİZİ NORMAL OLAN ÇİFTLERİN EMBRİYOLARINDA GENETİK HASTALIK GÖRÜLEBİLİR Mİ ?


Maalesef evet. En sık karşılaşılan örneği verelim kolay izah açısından . Down Sendromlu bebek !!!. Bu durumda  anne ve baba tamamen normaldir , genlerinde herhangi bir rahatsızlığı da taşımamaktadırlar ancak henüz bilinmeyen bir mekanizmayla döllenme aşamasında  normal genetik yapıdan bir sapma  olmakta ve rahime genetik olarak normal olmayan bir bebek yerleşmektedir, bu tür gebeliklerin neyse ki çoğunluğu erken düşük ile kendiliğinden tabiat tarafından bertaraf edilmekte ancak down sendromu gibi bazıları da hayatla uyumlu ( kısmen) olarak varlığını devam ettirebilmektedir.


AKRABA EVLİLİĞİNİN GENETİK HASTALIKLARIN ORTAYA ÇIKMASINDA ETKİSİ NEDİR?


O ailede var olan bazı genetik dengesizlikler bireylerde dış görünümde veya vücut sağlığında bir rahatsızlığa yol açmadan kuşaklar boyu sessizce taşınabilir. Birey hayatına sağlıkla devam edebilir. ,Aynı ailenin bu özellikteki  iki bireyi aynı genetik bozukluğun gizli taşıyıcısı olarak  durumdan habersiz birbiriyle  evlendiğinde problem çıkma ihtimali doğar.. Yani hem  doğuştan genetik bozukluğu  taşıyan hem de  muhtelif bedensel zihinsel ve metabolik arazları olan engelli bebek olma  ihtimali toplum ortalamasının çok üstüne çıkar. Tıbben yapılacak en doğru şey ya akraba evlilikllerinden özenle kaçınmak ya da bu tür evliliklerde hamilelikten önce mutlaka genetik danışmanlık almaktır.



GENETİK AÇIDAN RİSK TAŞIYAN KİŞİLER KİMLERDİR?


Kendisinde veya yakın akrabalarında genetik rahatsızlık olanlar , ileri yaşta çocuk sahibi olmak isteyen çiftler , akraba evliliği yapmış olanlar , kemoterapi ,radyoterapi gibi üreme hücrelerinde kromozom kırılması yapabilen tedaviye maruz kalmış bireyler. Ayrıca narkotik madde bağımlısı olanlar da ciddi risk  taşırlar . Kronik rahatsızlıkları nedeni ile  sürekli ilaç kullananların da kullandıkları ilacın bebeğe  olabilecek genetik etkileri konusunda doktorlarıyla gebelikten önce mutlaka görüşmüş olmasında büyük yarar vardır.



GEBELİK OLUŞTUKTAN SONRA GENETİK PROBLEMLER TANIMLANABİLİR Mİ?


Evet artık erken dönemde ( 8-10 hafta ) anne kanından bebeğin genetik yapısının analiz edilmesi ve % 99 a varan oranlarda bebekteki genetik arazların, bebeği ve gebeliği hiç riske atmadan, tespit edilmesi mümkün olabilmektedir.



SİS  H/S    HSG   L/S  İNFERTİLİTE ÇALIŞMALARINDA YERİ NEDİR ? KİMLERE NE ZAMAN NEYE GÖRE YAPILIR?


L/S yani laparoskopi batın içine kamera ile bakılmasıdır. Önceden tespit edilmiş ve opere edilmesi zorunlu bir rahatsızlık olmadığı sürece sadece teşhis amacıyla tüp bebek tetkiklerinde artık rutin tetkikler listesinde değildir. Ancak tedavisi şart olan durumlarda patolojinin durumuna göre minimal etkiyle miyom , yumurtalık kisti , dış gebelik, tüplerde su toplanması gibi pek çok durumun tedavisinde  açık ameliyata kıyasla avantaj taşır.


HSG rahim içinin şekil değerlendirmesinde  ve özellikle de tüplerin açık olup olmadığının anlaşılması açısından hala bilinen en eski ve en iyi tetkik yöntemidir. Burada X ışınında   görünebilir olan su bazlı sıvı madde rahim ağzından rahim içine verilmekte ve çekilen seri röntgen filmleriyle rahim şekli ve tüplerin açık olup olmadığı hakkında kıymetli bilgiler edinilmektedir.

H/S Histeroskopi rahim içinin kamera ile değerlendirilmesidir. Varsa içerde bir patoloji bu o esnada düzeltilir. İçeride gebelik oluşumuna engel olacak durumlar şunlardır…

  POLİP iyi huylu ufak  bir  dokudur. Varlığı ile rahim içinde yabancı cisim reaksiyonuna sebep olarak gebeliğe engel teşkil edebilir özellikle 0.5 cm den büykse. 

  MYOM Rahim içine baskı yapan veya tamamen rahim içine uzanarak adeta içeriyi dolduran bir yapı olabilir .Tıpkı polip gibi yabancı cisim reaksiyonu ile bebeğin ana rahmine yerleşmesine engel teşkil eder.

  SEPTUM Doğuştan beri rahimde var olan bir şekil bozukluğudur. Uzunluğu ve kalınlığı ile orantılı olarak gebeliğe engel olabileceği gibi , düşük sebebi de olabilir , erken doğum ile prematüre bebek doğumuna da sebep olabilir.

  T ŞEKLİNDE RAHİM Rahmin ana karnında kız bebek gelişirken şekillenmesi esnasında ortaya çıkan bir bozukluktur. Gebeliğin oluşacağı alanı çok küçülterek gebelik oluşumuna en baştan engel olabilir 

  YAPIŞIKLIK   Rahim içinde enfeksiyon sonrası gelişebilir, kürtaj sonrası veya kendiliğinden düşük sonrası , doğum sonrası oluşabilir. Rahim içindeki  sağlıklı dokunun çok azalması ile bebeğin ana rahmine tutunacağı normal doku olmaması ile gebelik gerçekleşemez.

  İSTMOSEL Sezerya sonrası bazen rahim duvarında kesinin olduğu yerde duvar içine doğru bir cep oluşabilir. Bu cepte sürekli kan, müküs gibi sıvılar bulunarak ortramın doğal dengesini bozar ve bebeğin ana rahmine tutunmasına engel olabilir. 


Yukarıda yazılan patolojilerin hepsinin kamera yoluyla rahim içinden tedavi edilmesi mümkündür.


SIS Bu tetkik rahim içine su verilerek ( serum fizyolojik) ultrason eşliğinde yapılır. Amaç rahim içindeki patolojilerin gözlenmesidir. Tanısal histeroskopiye yakın düzeyde teşhis kabiliyeti vardır, daha pratik ve ucuzdur ancak bir patoloji saptanması halinde H/S esnasında olduğu gibi işleme devam edip o esnada tedavinin tamamlanması şansı yoktur.Tedavi için bir histeroskopi randevusu verilir.


TÜP BEBEK UYGULAMASI  GEREKTİREBİLECEK DURUMLAR NELERDİR?



1/Kadında tüpler tıkalı veya iyi çalışmıyor olabilir.Bu durumda Tüp Bebek ilk seçenektir.


2/Yumurtlama kendiliğinden olmayabilir.Birkaç kez yumurtlama zamanlaması takibi ile gebelik olmuyorsa tüp bebeğe geçilir. 


3/Erkekte spermlerde şiddetli hareket, şekil bozuklukları olabilir, sayı çok az olabilir


4/Sebebi izah edilemeyen grup


5/ Bilinen bir genetik rahatsızlığın bebeğe geçmesine engel olmak için  


TEDAVİNİN AŞAMALARI NELERDİR?

Kadının yumurtaları  ilaçlar ile  hazırlanır. Amaç çok sayıda yumurta oluşturmaktır. Başlangıç günü olarak ilk tercih genelde adetin 2 veya 3. Günüdür. Ancak bu bazen özel koşullarda ve nadiren adetin ikinci yarısı  ve hatta adetin herhangi bir günü de olabilir .

 8 - 10 yumurta  başarılı sonuç için ideal sayı kabul edilir.Yumurtaların kaliteleri ve olgunluk düzeyleri de en az sayı kadar önemlidir. Yumurta elde etmek için yapılan ilaçla uyarı süreci ortalama  10-12 gün kadardır. 


/Laboratuvarda anestezi altında yumurtalar toplanır. 


/Kadının eşinden spermler laboratuvara bitişik olan sperm verme odasında alınır.


Spermler mikroskop altında yumurtaların içine mikroenjeksiyon tekniği ile her bir yumurtaya bir sperm olacak şekilde verilir.


Ertesi gün döllenmeye bakılır.Döllenmiş yumurtalar izlenmeye alınır.


 Bu izlemde en erken 2. Günde embriyo transferi yapılır,    5. güne ulaşan embriyoların tutunma şansı daha fazladır.  


 Transfer edilmeyen yumurtalardan sağlıklı görünenler  dondurularak saklanır.



NORMAL ŞARTLARDA KAÇ YUMURTA TRANSFER EDİLİR?


Hem tüp bebek ile ilgili yasal düzenleme ve hem de bilimsel gerçekler açısından 1 embriyo ( döllenmiş yumurta) transfer etmek gerekir.. Bu sayı yakın zamana kadar ileri yaş uygulamalarında ikiye çıkartılmaktaydı ancak günümüzde  hastanın yaşı ileri de olsa tek yumurta transferinin çoğunlukla en  uygun sayı  olduğu düşüncesi geçerlidir. 


İKİ YUMURTA TRANSFERİNİN GEBELİK ŞANSINI ARTTIRDIĞI DOĞRU MUDUR?


Hayır değildir. Başlangıçta bu düşünce hakimdi ve daha fazla embriyo daha fazla gebelik şansı düşüncesi ile neredeyse 20 yılı aşkın süre  birden fazla yumurta transfer edildi. Ancak birden fazla transfer etmenin gebelik yüzdelerine neredeyse hiçbir artısı yokken olabilecek çoğul gebeliğin anne ve bebekler açısından da pek çok sakıncası görülmüştür. Tutunma şansı olan embriyoyu yalnız da transfer etseniz tutunur bika embriyo ile birlikte de. Yanındaki ikinci embriyonun gebelik ihtimalini arttırmaya doğrudan katkısı olduğu kanıtlanamamıştır.

Tüm bu nedenlerden ötürü bu gün için ideal transfer sayısı her defasında bir embriyodur. Bu sayı ancak özel bazı durumlarda en fazla ikiye çıkabilir.



OBEZİTE ÇOCUK SAHİBİ OLMAYI ETKİLER Mİ?


Kadının boyu ile kilosunun  orantılanmasıyla bulunan  vücut kitle ölçümü ne kadar fazlaysa ki bu değer kilo arttıkça artacaktır,  gebe kalma ve sağlıklı bir gebelik sonucu eve sağlıklı bir bebek götürebilme şansı o kadar azalacaktır. Yumurtalığın uyarı ilaçlarına verdiği cevap, gebeliğin devamı süresince yaşanacak komplikasyonlar hepsi artan kilo ile olumsuz yönde etkilenecektir.


HİDROSALPENKS NEDİR ve TÜP BEBEĞE ETKİSİ VAR MIDIR ?


Yumurtalıktan  follikül çatlamasıyla atılan yumurta tübün yumurtayı yakalama kabiliyetindeki özel uç yapısıyla  tutularak içeri alınır. Burada yumurta spermler ile döllenmeyi bekler . Döllenmenin gerçekleşmesi halinde yumurta tüp tarafından rahim içine doğru gönderilir. Bu normal sağlıklı bir tüp çalışmasıdır. Bazen tüplerdeki enfeksiyon sonrası bir veya her  iki  tüpün ucu tıkanır ve  içinde sıvı birikmesi olmaya başlar . Bu durum sadece kendiliğinden gebe kalmayı engellediği gibi ayrıca tüp bebek uygulaması ile elde edilen bebeğin ana rahmine transferinde rahim içine tutunmasına da engel teşkil edebilmektedir. İçeride biriken sıvı rahim içine akarak orada da ortamı olumsuz etkiller . Bu nedenle hidrosalpenks teşhisi olan  tüpün rahimle olan bağlantısının kesilmesi gerekir . Halen yaygın olarak tercih edilen yöntem laparoskopıik olarak tüpün rahime yakın yerden kesilmesiyle bu işlemin yapılmasıdır. Ancak kliniğimizde ülkemizde bir ilk olarak histeroskopi ile bu tüpün bağlantısı kapatılıp  içindeki suyun rahime geri akması başarıyla engellenmiştir devamında da tüp bebek gebeliği elde edilmiştir.


ENDOMETRİOMA NEDİR? , GEBELİĞE ETKİSİ VAR MIDIR ? İDEAL TEDAVİSİ NEDİR?


Yumurtalıklarda çeşitli kistler olabilir. Bunlar içinde üremeye olumsuz etkisiyle en sık karşılaşılan endometrioma  özel bir yere sahiptir. Bu kiste ilk isim veren hekimler görüntüsüne bakarak ( içindeki eski kanın rengi )  Çikolata Kisti demişlerdir. Bu endometriozis denilen rahatsızlığın yumurtalıkta görülen özel bir şeklidir.


Yumurtlamayı olumsuz etkileyerek gebelik oluşmasını geciktirebilir.


 Bu kistlerin ameliyatla çıkartılması artık neredeyse tamamen terk edilmiştir. Uygulanan teknik ne kadar özenli, ne kadar nazik olursa olsun operasyon sonunda sağlam yumurtalık dokusundan ciddi kayıp olmakta ve toplanabilecek yumurta sayısını ciddi şekilde azaltmaktadır. Bugün en doğru tedavi bir an önce gebeliğin elde edilmesini o çifte uyan  en uygun yöntem ile  sağlamaktır. Bunun iki yararı vardır. Birincisi yumurtalık rezervi iyice azalmadan gebeliğe ulaşmak ikinciside gebeliğin kendisinin 9 aylık bir süreçle bu patolojinin tedavisinde bilinen en uzun etkili ve en doğal  tedavi olmasıdır .



KİŞİYE ÖZEL TEDAVİNİN AMACI VE ÖZELLİĞİ NEDİR ?



Herkesde  aynı standart tedavi ile aynı başarıya ulaşılamaz. Kullanılacak ilacın türü miktarı öncesi ve sonrası hazırlık biçimi göz önüne alındığında onlarca farklı uygulama senaryosu ortaya çıkmaktadır. Bunların seçimi ve uygulaması sonuca önemli etki yapabilir. Bazen de ilk uygulamada  ilaca verilen sürpriz bir cevap  bir sonraki uygulamanın formüllerini tamamen veya kısmen  değiştirecek önemli ipuçları verebilir. Tedavinin bireyselleştirilmesinde göz önüne alınması gereken faktörler şunlardır.


Yumurtalığın yumurta rezervi / muayene de tespit edilen follikül  sayısı ve hormon değerleri

Kadının Yaşı 

Vücut Kitle İndeksi ….vücut ağırlığı / boyun karesi kgm2

Sigara Kullanımı

Önceki uygulamalardaki cevap  durumu ( yumurta sayısı ve niteliği )

Hormon düzeyleri ….. FSH, AMH ….

Var olan kronik hastalıklar … Tiroid, Diabet , Obesite , PCO , Yumurtalık Kisti, Kanser, 


Tüm bu bilgiler eşliğinde

 1  Nasıl bir protokol türü olacak, Kısa , Uzun, Karma, Doğal 

 2 Öncü tedavi olacak mı 

 3 O protokol içinde ne tür ilaçlar kullanılacak

 4 Kullanılacak ilaçların başlangıç ve devam dozları ne olacak

 5 Kullanım süresi ne olacak

 6 Son olgunlaşma ilacı ( çatlatma iğnesi ) ne tür  ve ne dozda olacak 

 7 Yumurta toplama işlemi kaç saat sonra yapılacak … 34...37 saat 

 8 Yumurtalara döllenme sonrası hepsini dondurma stratejisi mi izlenecek

 9 Embriyolara genetik tarama uygulanacak mı  ( PGD )

10 Bir kaç kez toplama yaptıktan sonra mı transfere gidilecek

11  Aynı ay içinde ikinci kez toplama da yapılacak mı 


Kararları verilerek tedavi bireyselleştirilir….


EMBRİYO TRANSFERİNDEN SONRAKİ GÜNLERDE GÖRÜLEN KAHVERENGİ  VEYA 

KIRMIZI LEKELENMELER NE ANLAMA GELİR?


Bu tür lekelenmeler çoğu zaman normal gebelik durumlarında görülebilmektedir. Hastalarımızda bebek tutunamadı düşük oluyor paniğine sebep olduğunu görüyoruz, Tutmama halinde bazen adet kanaması başlayabilir, ancak genellikle tutunmayı desteklemek için verilen hormonlar nedeniyle bebek tutunmasa bile adet kanaması başlayamaz ve ancak kanda bakılacak gebelik testi ile gerçek durum anlaşılır. Özetle test gününe kadar geçen sürede görülen lekelenmeler gebelik olup olmadığı hakkında hiç fikir vermez,  gebelik olmadığının  göstergesi değildir, test yaptırana kadar bu tür lekelenmeler nedeniyle panik olmamak, umutsuzluğa kapılmamak en doğrusudur. Lekelenmeleri durdurmak için de farklı bir yaklaşıma gerek yoktur.


YUMURTA TOPLANDIKTAN SONRA NE ZAMAN BİLGİ ALABİLİRSİNİZ ?


Toplama işleminden yaklaşık 2-3 saat sonra yumurtalar ayıklanarak incelenir, olgun olanlar saptanır ve dölleme işlemi yapılır. Yaklaşık 18- 20  saat sonra da döllenme durumu incelenir . Bundan sonra da çift aranarak durum hakkında ilk bilgi verilir. İlerleyen günlerde döllenmiş yumurtalar yani embriyolar nasıl gelişiyor,kaçıncı gün transferi planlanıyor haberleşilir 



TRANSFERDEN SONRA VERİLEN İLAÇLARDA SIK GÖRÜLEN YAN ETKİLER NELERDİR?


Genellikle vajinal jel veya kapsüllere karşı allerjik reaksiyonlar görülür. Kaşıntı yanma batma hissi olabilir, bu yakınma tolere edilebilir değilse kalçadan kas içi veya göbek civarından cilt altı iğneler yapılır. 


YUMURTA SAYISINI ARTTIRMAK GEREKİR Mİ VE MÜMKÜN MÜDÜR?


Tüp bebek uygulamasında ortalama 8-10 olgun yumurta alınması ideal kabul edilir, daha fazla yumurta gebelik ihtimalini çok arttırmayacaktır. Bu rakamlar civarında bir beklenti varsa uygun dozlar ayarlanarak başlanır. Yumurta sayısının az olduğu durumlarda da doz arttırmak toplanacak olgun yumurta sayısını arttırmaz. Uygun doz normal sayıda yumurta beklenenlerde beklentiye uygun sayıyı elde etmek içindir, yani beklenenden az yumurta çıkmasın diye doz ayarlaması  yapılır. Az çıkacak olanlarda ise doz arttırmaktan ziyade ilaveten farklı ilaçlar uygulanarak  olgun ve kaliteli yumurta bulmak için çaba sarf edilir.



TRANSFERDEN SONRA İSTİRAHAT GEREKİR Mİ?